banner59

Tanrı her yere yetişemiyordu ve bu yüzden anneleri yarattı...

    Rudyad kipling

Anne; bu dünyada karşılıksız seven, elindekini, avucundakini, yüreğindekini beklentisiz yavrusuna veren tek kişi...

Annem, sığınağım, derdime, sevincime ortak en iyi arkadaşım...

Annelik idealist olup kitaplara bakarak nasıl iyi anne olunurla olmuyor, iç güdüsel anne olarak doğuluyor zaten, sonrasında çocuğunu tanıyarak, onu anlayarak ve içten gelen sınırsız şefkatle anne olunuyor....

Yatılı lisenin birinci sınıfında bir türlü adapte olamamış evimi çok özlüyordum, annem, babam, kardeşlerim hatta kedim burnumda tütüyor hasret çekiyordum... Gözlerimi kapıyor evin sokağında hayal ediyordum kendimi... Derslerime  kendimi veremiyor, ders dinlemiyor, etrafı umursamıyor, evimde olmak istiyordum...

Yaz tatili gelip çatıp karneler alındığında dokuz zayıfla evin yolunu tutmuştum. Anne ve babamın da tepkisinden çok korkuyordum. Annem "insan zayıf da getirir iyi notta, çalışır düzeltirsin. Düzeltemezsen de canın sağolsun seneye geçersin. Ama ben olsam bu sene biraz gayret eder geçer seneye uğraşmazdım" dedi.

O sene yaz dönemindeki sınavları vererek ikinci sınıfa sorunsuz geçtim. Aynı dönemin yaz tatilinde kızlarla birbirimize gidiyor, öğrendiğimiz kek, puaçaları birbirimize yapıyor, bol sohbetli, bol kahkahalı zamanlar geçiriyorduk. Arkadaşlarım bana geleceği zaman annem bir paket kısa Maltepe sigarasıyla eve geldi. "al bunu kızım, siz şimdi merak eder içmek istersiniz, arkadaşların gelince ikram et" dedi. Arkadaşlarımın annelerinin yasakladığı şeyi bir de satın alıp bana getirmişti. Annem ilk okul mezunuydu ama yasakların istek uyandıracağını bilecek kadar bilinçliydi... Eğer yasak olsaydı bugün sigara tiryakisi olurdum, ama ben hayatım boyunca hiç sigara içmedim...

Ne zaman kanatlanıp uçmak isteyecek kadar sevinsem anneme söylemek isterim. Bilirimki en az benim kadar sevinir. Ve ne zaman tükendiğimi hissetsem beni kanatlarının altına alacak geçecek kızım geçecek neler geçmediki bu da geçer diyen anneme sığınırım...

Annemin kızı olduğum gibi şimdi üç güzel yavrunun da annesiyim. Annemin öğretileri ve doğrularıyla benim doğrularım ve bu zamana kadar öğrendiklerimle yavrularımı yetiştirmeye çalışıyorum... Onlara sıcacık sarıldığımda ; yanlarında, arkalarında  olduğumu, dünyayı karşılarına alıp savaşacak bir anneleri olduğunu bilirler. Büyük kızım damla "telefonda sesini duyunca hiç bir sıkıntım kalmıyor içim huzurla doluyor" diyor. Küçük kızım Ayca Ceren "annem senin sesini iki gündür duymadım, ne kadar çok zaman olmuş diye serzenişte bulunuyorsa mutlaka yurt dışındadır ulaşamamışımdır, yoksa biz her gün günün özetini yaparız kızçemle...

Ben çok şükür annesi babası hayatta olan çok şanslı birisiyim. Annesini kaybetmiş çocuklar hayata bir sıfır yenik başlıyor. Dünyada hiç kimse annenin  şefkatli kucağının yerini tutmuyor. Onları koruyup kollayan bir anne yoksa hayatın acımasız rüzgarı onları bir o yana, bir bu yana savurup duruyor... Anneye yapılan naz hiç kimseye yapılamıyor. Annemin öldüğünü teyzemden bir tabak daha patates kızartması istemeye utanınca anladım diyor biri... Teyze de olsa anne yerini tutmazki...

Anneler için önce evlatları gelir, o yesin, o gülsün, o mutlu olsun diye evladın gözünün içine bakılır... Evlat iyiyse anne daha iyidir, evlat mutlu ise annenin gözlerinin bebeği güler...

Hayatta dayanması en zor acı evlat acısıdır, o ateş ilk günkü gibi anacığın yüreğinde kor alevler gibi yanar... Allah hiç bir anaya bu acıyı yaşatmasın dilerim, evlat acısı yaşayan annelere sonsuz sabırlar dilerim...

Annesini kaybetmiş yavrular acılı çocuklar hayata tutunacak nedenlerinin bol olmasını, yürüdüğü yolların merhametli iyi insanlara çıkmasını dilerim...

Anneler günümüz kutlu olsun...

Anne ben geldim, ağdaki balık

Bardakdaki su kadar umarsızım.

Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?

Anne ben geldim, oğlun hayırsızın...

     Ahmet Erhan

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol