Saçıkara ekonomiyi değerlendirdi

Saadet Partisi Çanakkale İl Başkanı Süleyman Saçıkara, ülke ekonomisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

Saçıkara ekonomiyi değerlendirdi

Saadet Partisi Çanakkale İl Başkanı Süleyman Saçıkara, ülke ekonomisiyle ilgili değerlendirmelerde bulundu.

11 Şubat 2018 Pazar 11:48
Saçıkara ekonomiyi değerlendirdi

TÜİK tarafından yayınlanan verilere göre, Ekim 2017’de işsizlik oranının % 10.3 olduğunu belirten Saadet Partisi Çanakkale İl Başkanı Süleyman Saçıkara; “Yani işsizlik oranı hala çift haneli rakamlarda seyretmeye devam etmektedir. Sayısal olarak 3.287.000 insanımız işsizdir. 2017 yılı Eylül ayında 3.419.000 olan ülkemizdeki işsiz sayısı 2017 yılı Ekim ayında 3.287.000’e düşmüştür. İşsiz sayısının çok daha az ve işsizlik oranının da çok daha düşük düzeyde olması gerekmektedir. Yıllardan beri işsizlik oranı yüksek düzeyde seyrediyor. Bu durum iyiye değildir. Dileğimiz bu ülkede yaşayan her insanımızın iş bulup çalışması ve dolayısıyla işsizlik oranının düşük olmasıdır. Genç nüfustaki (15-24 yaş grubu) işsizlik oranı Ekim 2017’de % 19.3 olmuştur. Ekim 2016’da % 21.2 olan genç nüfustaki işsizlik oranı Ekim 2017’de % 19.3 olmuştur. Yani bir yıl öncesine göre genç nüfustaki işsizlik oranı düşmüştür. Ama, hala ülkemizde her beş gençten biri işsizdir. Ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin işsizlik oranı % 24.1 olmuştur. Aralık 2017’de aylık enflasyon % 0.69, yıllık enflasyon da % 11.92 olarak gerçekleşti. Enflasyondaki artış tüm toplum kesimlerini çiftçi, işçi, memur ve emeklilerimiz ile esnafımızı etkilemektedir. İktidar enflasyon konusundaki hedefini maalesef geçmiş yıllarda tutturamamıştı. Dileğimiz 2017 yılında % 6.5 olarak belirlenen enflasyon hedefinin tutturulabilmesi idi. Ama 2017’de de enflasyon hedefi tutturulamadı ve enflasyonda hedef % 83.4 aşıldı. İktidar tarafından 2017 yılındaki % 11.92 olan enflasyonun (TÜFE) 2018 yılında % 7’ye düşürülmesi programlanmış. Bize göre bu hesabın gerçekleşmesi çok zor…! Ama bekleyip göreceğiz. AK Parti iktidarı ekonomide verdiği her sözü revize ediyor. İnşaallah bu defa 2018 yılı için verdiği % 7’lik enflasyon hedefini tutturabilir, revize etmez. Tüketiciyi yakından ilgilendirdiği için, biz daha çok TÜFE üzerinde duruyoruz. Aralık 2017’de Üretici Fiyat Endeksine (ÜFE) göre enflasyon % 1.37 oldu. Yıllık ÜFE’de % 15.47 gibi çok yüksek bir düzeyde gerçekleşti. ÜFE’nin yüksek olması müteakip aylarda TÜFE’nin de yüksek seyretmesine sebep olmaktadır. Bunun anlamı halkımız önümüzdeki bir kaç ay daha yüksek enflasyon (TÜFE) ile yaşayacaktır” dedi.

“Faiz ülke ekonomisine yüktür”

“TÜİK tarafından 2017 yılı GSYH’nın 3. çeyrek rakamları yeni hesaplama yöntemine göre zincirlenmiş hacim endeksi olarak % 11.1 diye açıklanmıştı. Biz de Aralık 2017’de verdiğimiz raporumuzda bu konu ile ilgili rakamları verip gerekli açıklamalarımızı yapmıştık. 2017 yılının son çeyreğine ve tamamına ait veriler 29 Mart 2018’de açıklanacaktır. Bu yüzden bu raporumuzda büyüme ile ilgili kapsamlı açıklama yapmaya gerek duymuyoruz” diyen Saçıkara; “2017 yılında bütçeden faize 56.7 milyar TL ödeme yapılmıştır. 2018 yılında bütçeden yapılacak faiz harcamalarının miktarı ise 71.7 milyar TL olarak hedeflenmiştir. Görüldüğü gibi, 2018 yılında bütçeden ödenecek faiz miktarı 2017 yılında ödenen faiz miktarından da daha yüksektir Faizin Türk ekonomisi için nasıl bir bela olduğunu açıklamak için 29 Aralık 2017’de Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı tarafından yayınlanan “İç Borçlanma Stratejisi Ocak-Mart 2018” isimli yayının “B. Finansman Programı” başlıklı bölümünün Mart 2018’e ait “Hazine Finansman Programı” kısmından kısa bir açıklama yapmak istiyoruz. Yayında Mart 2018’de hazineden 6 milyar TL’si İç Borç Servisi 18.5 milyar TL’si de Dış Borç Servisi olmak üzere toplam 24.4 milyar TL (Not: yayında böyle verildiği için rakamı aynen alıyoruz) ödeme yapılacağı kaydedilmektedir. İç Borç Servisi ödemleri incelendiğinde ise Mart 2018’de Ana Para ödemesinin 0 (sıfır) TL olduğu yani hiç Ana Para ödemesi olmadığı, ödemenin tamamının (6.0 milyar TL) faiz harcamasından oluştuğu görülmektedir. Evet tekrar ediyoruz, FAİZ ülke ekonomisine yüktür. Ülkemizin bu faiz belasından kurtulması şarttır. Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu Ocak 2018’deki toplantısında geç likidite penceresi faiz oranı ile gecelik borç verme faiz oranında ve haftalık repo ihale faiz oranında değişikliğe gitmedi.  Tahvil piyasasındaki faiz oranı da yüksektir. 31.01.2018’de Tahvil piyasasındaki faiz oranı % 13.12 düzeyinde seyretmektedir. Tabii, TCMB’nın ve tahvil piyasasındaki faiz oranının yüksek olması ticari faizlerdeki faiz oranlarının da yükselmesine sebep olmaktadır. Bu durum bankaların karlarının artması, vatandaşın ise ezilmesi demektir” diye konuştu.

“Türkiye’nin borçları gün geçtikçe azalmıyor, artıyor”

Saçıkara sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Borçlarla ilgili 2017 yılına ait verilerin 3. çeyrek rakamları 29.12.2017’de açıklanmıştı. Biz, ülkemizin 2002 ile 2016 yıllarındaki borç durumu ile 2017 yılının 3. çeyreğindeki borç durumuna ait rakamları Aralık 2017’de sizlere sunulan raporumuzda verip gerekli açıklamaları yapmıştık. 2017 yılına ait 4. çeyrek borç rakamları 30.03.2018’de açıklanacak. Saadet Partisi olarak biz, Türkiye’nin borçlarının ödenerek bitirilmesini isterdik. Ama maalesef Türkiye’nin borçları gün geçtikçe azalmıyor, artıyor. Merkezi Yönetime ait hem İç Borç Stoku ve hem de Dış Borç Stoku dolayısı ile de Toplam Borç Stoku yıldan yıla artmıştır. 2005 yılında 331.9 milyar TL olan Merkezi Yönetim Toplam Borç Stoku yıllar itibariyle artmış ve 2016 yılı sonunda 760.0 milyar TL’yi bulmuştur. Merkezi Yönetim Toplam Borç Stoku’ndaki artış 2017 yılında da devam etmiş ve 2017 yılı sonunda Toplam Borç Stoku 876.5 milyar TL’yi bulmuştur. Son 1 yılda Merkezi Yönetim Toplam Borç Stoku 116.5 milyar TL artmıştır. Bu borç miktarı 677.7 milyar TL olarak gerçekleşen 2017 yılı bütçe harcamaları (Bütçe giderleri)’ndan 198.8 (876.5 - 677.7 =198.8) milyar TL daha fazladır. Merkezi Yönetim Toplam Borç Stoku’nun bu durumu Türkiye ekonomisinin iyi yönetilmediğinin en güzel göstergesidir. Ülke ekonomileri değerlendirilirken ihracatın fazla olması, ithalatın ise az olması arzu edilir. Dış ticaret açığı ve cari açığın olması arzu edilmez. Hele hele cari açığın çok yüksek olması hiç istenmez. Almanya’nın ekonomisinin güçlü görünmesinin sebebi dış ticaret fazlasının ve cari dengede fazlasının bulunmasındandır. 15 yıldan beri Türkiye’yi yöneten iktidarlar maalesef cari açığı ortadan kaldırıp, cari dengenin sağlanmasında bir türlü başarılı olamıyorlar.”

Bütçe dengesi

“2017 yılı bütçe dengesi negatif olarak planlanmıştı ve ön görülen açık 46.9 milyar TL idi. Sene sonunda bütçe 47.4 milyar TL açık verdi. Buna göre 2017 yılı sonunda bütçe açığı yaklaşık öngörülen miktar kadar olmuştur diyebiliriz” diyen Saçıkara; “2018 yılı bütçesindeki bütçe açığı 65.9 milyar TL olarak hedeflenmiştir. Bu açık 2019 yılı bütçesinde de 73.2 milyar TL’ye yükseltiliyor. Anlaşılan o ki, AK Parti’nin lügatinde “Denk Bütçe” sözcüğü hiç yok. Vergilere zam yapılarak, akaryakıt ürünlerinin (benzin, motorin) fiyatı yükseltilerek vatandaştan alınan paraların nerelere sarf edildiği belli oluyor. Evet vatandaştan alınan paralar faize, borç ödemelerine ve bütçe açıklarının kapatılmasına gidiyor. Dileğimiz 54. Erbakan Hükümeti’nin yaptığı gibi denk bütçe yapılarak bütçe açığının ortadan kaldırılması, bu yapılamıyorsa hiç değilse bütçe açığının azaltılmasıdır” ifadelerini kullandı.

Çanakkale Hedef Gazetesi

Anahtar Kelimeler:
Saadet
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol