banner59

Son birkaç gündür futbol dünyamızı, ne henüz ikinci haftasını geride bıraktığımız süper lig, ne de 2 Eylül pazartesi günü kapanacak olan transfer sezonu ilgilendiriyor. Herkesin ağzında bazı takımlar ve FETÖ söylemleri dolanıp duruyor.

Bir kere her şeyden önce bu konudaki düşüncemi belirtmekte yarar görüyorum. Her kulübün içinde bu melanet şebekesiyle, çeşitli zamanlarda ve farklı sürelerle ilintisi olmuş isimler yer almıştır. Bu isimler, kesinlikle bir kulüp ya da camiayı bu hainliğin bir parçası kılmaz. 15 Temmuz’un hemen ardından ortaya çıkan tabloya baktığımızda, bu vatan ve demokrasi hainlerine karışmış birçok ismin ülkemizin çeşitli kurum, kuruluş, kulüp, yerel yönetim ve devletin çeşitli işletmelerinin içinden olduğunu görmedik mi? En basiti, o alçak darbe kalkışması Türk Silahlı Kuvvetleri’nin belirli nokta ve düzeylerince kurgulandığını görmedik mi? Eeee, bazı rütbelilerin bu işin planlayıcısı, şerefsiz Fetullah Gülen’in kukla ve piyonları olduğunu görmedik mi? İşte bu nedenle, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’un, her ne kadar direkt olarak ifade etmese de, dolaylı yoldan Galatasaray’ı Fetullahçı Terör Örgütü olan FETÖ ile özdeşleştirmesini cidden yakışıksız buldum. Ali Koç gibi belirli bir vizyon ve misyon sahibi bir iş ve spor adamının böyle bir yakıştırmayı, bazı donelere dayandırdığını vurgulasa bile ölçüp biçerek, sağlamasını yaparak tüm camiayı yaralayacak şekilde ifade etmemesi gerekirdi diye düşünüyorum. Ayrıca Ali Koç’un Fenerbahçe başkanlık koltuğuna oturmasıyla, iki kulübün arasında tavan yapan gerilimi düşüp, camialar arasında barışçıl bir hava estiğine tanık olduk. Şimdi, bu tür söylemlerle, sakinleşen ortamın yeniden ısınmasına ve yeni olaylar patlak vermesine fırsat verilmemeli.

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol