banner59

“Laf değil icraat bekliyoruz!”

Saadet Partisi Çanakkale İl Başkanı Süleyman Saçıkara, haftalık basın toplantısında İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ABD ve İsrail için somut adımlar istedi.

“Laf değil icraat bekliyoruz!”

Saadet Partisi Çanakkale İl Başkanı Süleyman Saçıkara, haftalık basın toplantısında İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan ABD ve İsrail için somut adımlar istedi.

14 Aralık 2017 Perşembe 15:02
“Laf değil icraat bekliyoruz!”

Saadet Partisi İl Başkanı Süleyman Saçıkara, Kudüs için olağanüstü toplanan İslam İşbirliği Teşkilatı’ndan laf değil icraat beklediklerini söyledi. İslam ülkelerinin istikrarsızlığının ABD ve İsrail gibi ülkeleri cesaretlendirdiğini kaydeden Saçıkara, İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’nden kınamadan ve bildiriden öte somut yaptırımlar beklediklerini belirterek, yapılması gereken yaptırımları sıraladı. ABD Başkanı Donald Trump'ın çılgın ve tutarsız biri olduğunu söyleyen Saçıkara, ABD'nin Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıma planını İslam coğrafyasını yakından ilgilendirdiğini belirtti. Saadet Partisi’nin tepkisini ve tavrını Pazar günü STK’ların da desteğiyle ‘Kudüs İslam’ındır’ mitingiyle ortaya koyduğunu vurgulayan Saçıkara; “Soğuk, yağmur ve olumsuz hava şartlarına rağmen yüz binlerce Kudüs sevdalısı meydanı doldurdu. Bu milletimizin Kudüs hadisesi karşısındaki hassasiyeti açısından çok önemliydi. Bu duygulara tercüman olmanın yanında iktidarlara örnek ve ders verme açısından da çok önemlidir. Biz bu mitingde Kudüs’ün oldubittiye getirilmesini kesinlikle kabul etmeyeceğimizi net bir şekilde bütün dünyaya ilan ettik ve başka vesilelerle de sürdüreceğiz” dedi. 

“Kudüs bir İslam şehridir”

İsrail Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Emanuel Nahson'un, "Kudüs Yahudilerin 3 bin yıllık, İsrail'in de 70 yıllık başkentidir"  sözlerini hatırlatan Saçıkara şunları söyledi; “Şunu herkes bilmeli ki Kudüs bizim ilk kıblemizdir. Müslümanlar yönünden makbul kabul edilen üçüncü şehirdir. Ziyaret için sebep vesilesidir Kudüs. Meşru bir sebep vesilesidir orayı ziyaret etmek, Mescid-i Aksa'yı ziyaret etmek. Onun için Kudüs bizim onurumuzdur, Kudüs bizim namusumuzdur. Kudüs bir İslam şehridir ve kimsenin tereddüdü olmasın, bir İslam şehri olmaya da devam edecektir. Bugün İslam dünyasının içinde bulunduğu bu kargaşaya bakarak 'Bunlar bunu engelleyemez' zannetmesinler. İsrail’in ve ABD’nin planları da bir gün boşa çıkacaktır.”

“İİT’den somut yaptırım bekliyoruz”

İslam İşbirliği Teşkilatı Zirvesi’nden kınamadan ve bildiriden öte somut yaptırımlar beklediklerini kaydeden Saçıkara; “Çünkü Kudüs ve Mescid-i Aksa, İslam İşbirliği Teşkilatı’nın bizatihi varlık sebebidir. 57 islam ülkesini bir araya getiren bu oluşum 25 Eylül 1969 yılında Mescid-i aksa’yı ve Kudüs’ü korumak üzere kurulmuştu. İşte bugün Mescid-i Aksa işgal altında. Kudüs işgal altındadır. Filistin işgal altındadır. Eğer İİT bu krizi yönetemezse, hamaset yerine akıllı ve kararlı bir siyaset gösteremezse, açık söylüyorum varlık sebebi de sorgulanır hale gelecektir” diye konuştu.

“Tepkiler söylemle sınırlı kalmasın”

İslam ülkelerinin istikrarsızlıklarının İsrail’i cesaretlendirdiğini vurgulayan Saçıkara şöyle devam etti; “Yemen, Suriye, Irak, Afganistan…. İslam ülkeleri birbiriyle uğraşırken despot ve zorba zihniyet adım adım hedefine yürüyor.  Bir diğer önemli sebep ise İsrail ve ABD’ye yönelik tepkilerin sadece söylemle sınırlı kalmasıdır. Söylemler ne kadar güçlü olursa olsun eyleme dönüşmediği sürece sonuç almak mümkün olmaz.”

Saçıkara’dan somut adımlar

Saçıkara, Saadet Partisi olarak İİT’den bekledikleri somut adımları şu şekilde sıraladı: “İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkeler; İsrail ile tüm askeri, siyasi, ekonomik ve diplomatik ilişkilerini kesmelidir. Özel veya kamu, İsrail ile sanayi şirketleri arasındaki işbirliği, teknolojik bilgi paylaşımları ve savunma sanayi alımlarını durdurmalıdır. Resmi veya gayri resmi yollardan isail ile yapılan tüm istihbarat paylaşımlarını sona erdirmelidir. İslam ülkeleri deniz ve hava sahalarını İsrail’in uçak ve gemi seyrü seferlerine kapatmalıdır. Bizim Kudüs mitingini yaptığımız 10 Aralık Pazar günü aynı zamanda Dünya İnsan Hakları günüydü. Dünya’nın en acımasız insan hakkı ihlalleri Filistin’de Filistinlilere uygulanmaktadır. Sadece Gazze’deki ambargo ve kuşatma yüzünden binlerce masum insan su ve ilaç yokluğu nedeniyle hayatını kaybetme tehdidiyle karşı karşıyadır. İsrail’in Gazze başta olmak üzere Filistin’de uyguladığı soykırım her fırsat ve platformda uluslararası kamuoyunun gündemine taşınmalıdır. Ehli vicdan sahibi yüz binlerce Hıristiyan ve Yahudi, Trump ve İsrail’in bu provakatif kararına karşıdır. Din, dil, ırk ayrımı yapmadan yüreği mazlumları için atan her kesime çağrı yapılmalı harekete geçmeleri sağlanmalıdır. Çünkü bu provakatif adımlar sadece Filistin değil bütün dünya barışı ve bütün insanlık için büyük bir tehdittir.”

Çanakkale Hedef Gazetesi

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner72

banner71