banner59

“Çevre bizim ortak geleceğimizdir”

Altın Madencileri Derneği Yönetim Kurulu, yargının kararında Çanakkale-Kirazlı’da gerçekleştirilecek altın-gümüş projesine ilişkin çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu görüşünün iptaline ilişkin bir ifade bulunmadığını bildirdi.

“Çevre bizim ortak geleceğimizdir”

Altın Madencileri Derneği Yönetim Kurulu, yargının kararında Çanakkale-Kirazlı’da gerçekleştirilecek altın-gümüş projesine ilişkin çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu görüşünün iptaline ilişkin bir ifade bulunmadığını bildirdi.

26 Şubat 2018 Pazartesi 13:35
“Çevre bizim ortak geleceğimizdir”

Altın Madencileri Derneği Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada; Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi nedeniyle herhangi bir kimyasalın Atikhisar Barajı’na veya bu barajı besleyen su kaynaklarına karışma ihtimalinin bulunmadığı ifade edildi. Doğu Biga Madencilik San. Tic. A. Ş’nin Atikhisar Barajı’ndan su kullanacağının da yine asılsız bir iddia olduğu kaydedilen açıklamada; “Çanakkale’de uzun yıllardır yatırım yapan ve altın üretiminde dünya çapındaki deneyimlerini bölgeye aktarmayı hedefleyen Alamos Gold şirketinin iştiraki olan Doğu Biga Madencilik San.Tic.A.Ş’ne  ilişkin doğru olmayan  haberlerde bilgi kirliliği yaratılıp kamuoyuna yanlış bilgiler verilerek şirket aleyhine olumsuz bir algı yaratılmaya çalışılmaktadır. Üyemiz Doğu Biga Madencilik San.Tic.A.Ş’nin  bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kanun ve yönetmeliklere uygun hareket edeceğine ve tüm mahkeme gereklerine uyacağına inancımız tamdır” denildi.

Altın Madencileri Derneği Yönetim Kurulu’nun açıklamasında şu ifadeler yer aldı; “Türkiye dünyada kişi başına altın satın almada dünyada ilk sıralarda yer almaktadır. Ülkemizde yılda 1 milyonun üzerinde çocuk doğmaktadır. Ülkemizde doğan çocuğa altın takmak adettendir. Yılda 300-400 bin nişan, 500-600 bin düğün, 300-400 bin sünnet yapılmaktadır. Bütün bu merasim ve törenlerde gelenek ve göreneklerimizin gereği altın takılmaktadır. 23 yılın ortalamasına baktığımızda Türkiye yılda yaklaşık 150 ton altın ithalat eden ve altın fiyatlarına bağlı olarak altın ithalatına yılda 5-7 milyar dolar ödeyen bir ülke konumundadır. Türkiye altın ihtiyacını kendi kaynaklarından karşılayabilecek altın potansiyeline sahip bir ülkedir. Son 20 yılda yapılan yatırımlar neticesinde halen yıllık altın ihtiyacımızın %15’ini kendi madenlerimizden karşılarken %85’ini ithal etmekteyiz. Ülkemizin altın potansiyelinin 6500 ton olduğu rapor edilmiştir. Bu potansiyelin henüz 900 tonu ekonomik olarak üretilebilir rezerv olarak tespit edilmiş. Geride kalan 5600 tonun tespiti için maden aramalarına yaklaşık 12 milyar dolar risk sermayesinin harcaması gerekmektedir. 2001 yılından 2017'ye kadar geçen 17 yılda toplam 273 ton altın üretimi gerçekleştirilmiş ve devlete 55 ton altına eş değer vergi ödenmiştir. Altın madenciliğinde 1 milyar doları aramalara, 3 milyar doları yatırımlara olmak üzere bugüne kadar yaklaşık 4 milyar dolar harcanmış bunun sonucunda 8 bin kişiye doğrudan istihdam sağlanmıştır. Türkiye’de altın madenciliğinde çok önemli bir gelişme kaydetmiş ve uluslararası standartlarda maden arama, çıkarma, zenginleştirme, rafine edilmesi, kullanılan kimyasalların zararsız hale getirilmesi, doğaya kazandırma, iş sağlığı ve iş güvenliği alanlarında Kanada, Avustralya, İsveç, ABD ve Avrupa’da hangi standartlar kullanılıyor, hangi önlemler alınıyor ve hangi teknolojiler kullanılıyorsa aynı prensipleri fazlası ile uygulamaktadır. Bir başka ifade ile altın madenciliğinde bugüne kadar gerçekleştirilen projeler ülkemizde metal madenciliği için rol model olarak alınmaktadır.

“Önceliğimiz önce insan ve çevre değerleridir”

Avrupa Madenciler Birliği (EUROMINES) üyesi olan Derneğimizin önceliği önce insan ve çevre değerleridir. Çünkü çevre bizim ortak geleceğimizdir. Derneğimize üye olabilmenin ilk şartı çevre ve insan sağlığını korumanın yasalarla belirlenmiş gereklerini yerine getirmektir. Bunun için üretimde bilinen en iyi yöntemleri kullanmak suretiyle çevresel etkileri, en aza indirecek önlemleri alınıp alınmadığını denetlemektir. Dernek olarak geliştirdiğimiz denetim mekanizması şöyle çalışmaktadır: Maden henüz daha faaliyete başlamadan önce yöreden hava, su ve toprak numuneleri alınarak uluslararası geçerliliği olan laboratuvarlarda analizi yaptırılıp analizlerin bir örneği ilgili valiliğe, bir örneği Çevre Bakanlığı’na bir örneği de şirket bünyesinde muhafaza edilmektedir. Madende üretim faaliyeti başladıktan sonra ilgili valilik bünyesinde kurulan ve sivil toplum kuruluşları temsilcileri, muhtarlar, sağlık, çevre, tarım, enerji ve tabii kaynaklar bakanlığı temsilcilerinden oluşan bir komisyon istediği zaman haber vermeksizin madeni ve yöreyi ziyaret ederek hava, su ve toprak numuneleri alıp uluslararası geçerliliği olan bir laboratuvarda analizlerini yaptırıp henüz maden faaliyete başlamadan önce yapılan analiz değerleri ile karşılaştırmasını yapmaktadır. Yapılan bu denetimlerde yörenin çevre değerlerinde bir olumsuzluk tespit edilir ve bunun madenin faaliyetinden kaynaklandığı belirlenirse şirketden belirli bir sürede bu durumu ortadan kaldıracak önlemleri alması istenir. Şayet verilen sürede gerekli önlemler alınmaz ise gerek çevre kanunu gerekse maden kanunu gereği faaliyet durdurulmaktadır. Çevre ve insan sağlığı ile ilgili parametrelerin düzenli olarak kontrol ve ölçümlerini yapıp ilgili kurum, kuruluş ve yöre insanı ile paylaşmak suretiyle herkesin sağlıklı ve sürdürülebilir bir çevrede yaşamasını sağlamaktayız. Kayaların içinde gözle görülemeyecek kadar küçük taneli altınların zenginleştirilmesi (kazanımında) yaklaşık 130 yıldan beri dünyada siyanür kullanılarak gerçekleştirilmektedir. Kullanılan siyanür daha sonra arıtma teknolojisi ile arıtılarak %99.9 oranında parçalanarak yok edilmektedir. O kadar ki arıtma sonrası atık havuzundaki siyanür miktarı ABD’de içme suyunda müsaade edilen miktar seviyesindedir. Üstelik ülkemizdeki altın madenleri kapalı devre çalışmaktadır. Bir başka ifade ile ne havaya, ne toprağa ne de derelere katı, sıvı veya gaz şeklinde bir  atık bırakılmamaktadır. Bu nedenle ne etraftaki su kaynaklarına,ne barajlara ne yörede yaşayan insanların tarla veya bahçesine zarar verilmesi veya kirletilmesi diye bir şey söz konusu olamaz. ABD’de, Kanada’da, Avustralya’da, İsveç’te altın üretiminde hangi teknoloji kullanılıyorsa Türkiye’de de aynı teknoloji kullanılarak altın üretimi gerçekleştirilmektedir. O ülkelerde altın üretiminden dolayı bir çevre kaygısı veya altın üretimine yönelik bir tepki yaşanmazken ülkemizde neden altın üretimine karşı bir tepki yaratılmaya çalışılmaktadır? İstanbul Altın Borsası verilerine göre Türkiye 23 yılda 3649 ton altın ithal etmiştir. Bu nedenle Türkiye dünya altın ticaretinde önemli bir oyuncu konumundadır her yıl 5-7 milyar dolarlık altın ithalatından para kazanan çevreler bu ithalatın kesilmemesi için altın üretiminde kullanılan siyanür üzerinden çeşitli felaket senaryoları yaratarak kamuoyunu yanıltmaya çalışmaktadırlar. Ülkemizde 17 yıldır altın üretilmektedir. Altın üretilen yörelerde bugüne kadar altın üretiminden dolayı malına veya canına zarar gördüğüne ilişkin tek bir mahkeme kararı bulunmamaktadır. Ülkemizde çevre kanunu gereği çevresel etki değerlendirme olumlu görüşü alamayan hiçbir tesisin faaliyete geçmesine izin verilemez.

“Herhangi bir kimyasalın Atikhisar Barajı’na veya su kaynaklarına karışma ihtimali/riski bulunmamaktadır”

Çanakkale’de faaliyetlerini sürdüren Doğu Biga Madencilik San. Tic. A.Ş, Derneğimizin üyesi bir şirkettir. Denetim ve onaylardan geçmiş olan “Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi” nedeniyle herhangi bir kimyasalın Atikhisar Barajı’na veya bu barajı besleyen su kaynaklarına karışma ihtimali/riski bulunmamaktadır. Şirketin Atikhisar Barajı’ndan su kullanacağı da yine asılsız bir iddiadır. Çanakkale’de uzun yıllardır yatırım yapan ve altın üretiminde dünya çapındaki deneyimlerini bölgeye aktarmayı hedefleyen Alamos Gold şirketinin iştiraki olan Doğu Biga Madencilik San.Tic.A.Ş’ne  ilişkin doğru olmayan  haberlerde bilgi kirliliği yaratılıp kamuoyuna yanlış bilgiler verilerek şirket aleyhine olumsuz bir algı yaratılmaya çalışılmaktadır. Kirazlı Altın Gümüş Madeni Projesi ve diğer projeleri hayata geçirildiğinde toplamda 1000 den fazla kişinin istihdam edildiği, bir milyar dolardan dolardan fazla yatırım ve işletme maliyeti ile Çanakkale’de örnek gösterilecek bir madencilik projesi haline gelecektir. Yargının kararında Çanakkale-Kirazlı’da gerçekleştirilecek altın -gümüş projesine ilişkin çevresel etki değerlendirme (ÇED) olumlu görüşünün iptaline ilişkin bir ifade bulunmamaktadır. Üyemiz Doğu Biga Madencilik San.Tic.A.Ş’nin  bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da kanun ve yönetmeliklere uygun hareket edeceğine ve tüm mahkeme gereklerine uyacağına inancımız tamdır.”

Çanakkale Hedef Gazetesi

Son Güncelleme: 26.02.2018 16:13
Anahtar Kelimeler:
Altınçevre
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol