banner59

 Se­mi­zoğ­lu; "Kim­se Ça­nak­ka­le'­nin su­yu, ha­va­sı kir­len­sin is­te­mi­yor"

Ça­nak­ka­le Ti­ca­ret ve Sa­na­yi Oda­sı (ÇT­SO) Ağus­tos 2019 ola­ğan mec­lis top­lan­tı­sı ger­çek­leş­ti­ril­di. 

 Se­mi­zoğ­lu; "Kim­se Ça­nak­ka­le'­nin su­yu, ha­va­sı kir­len­sin is­te­mi­yor"

Ça­nak­ka­le Ti­ca­ret ve Sa­na­yi Oda­sı (ÇT­SO) Ağus­tos 2019 ola­ğan mec­lis top­lan­tı­sı ger­çek­leş­ti­ril­di. 

22 Ağustos 2019 Perşembe 13:27
 Se­mi­zoğ­lu; "Kim­se Ça­nak­ka­le'­nin su­yu, ha­va­sı kir­len­sin is­te­mi­yor"

­ÇT­SO Kong­re Fu­ar Mer­ke­zi'n­de dü­zen­le­nen top­lan­tı­da ko­nu­şan ÇT­SO Mec­lis Baş­ka­nı Os­man Ok­yay; "Yı­lın 8 ayı­nı ge­ri­de bı­ra­kı­yo­ruz. Bu yıl kü­re­sel eko­no­mi­de be­lir­gin bir trend de­ği­şik­li­ği ya­şan­ma­ya baş­la­dı. Ma­lum, dün­ya eko­no­mi­sin­de 2018 yı­lı­nın ilk çey­re­ğin­den bu ya­na bir ya­vaş­la­ma eği­li­mi var. Çün­kü baş­ta Do­ğu Av­ru­pa ve La­tin Ame­ri­ka ol­mak üze­re, ge­liş­mek­te olan ül­ke­ler gru­bu­nun bü­yü­me per­for­mans­la­rı be­lir­gin ola­rak za­yıf­lı­yor. Kü­re­sel eko­no­mi po­li­ti­ka­la­rın­da be­lir­siz­lik al­gı­sı­nın gi­de­rek yük­sel­me­si, baş­ka bir ifa­dey­le ge­mi­nin ro­ta­sız kal­ma­sı, bü­yü­me­nin da­ha da düş­me­si ris­ki­ni be­ra­be­rin­de ge­ti­ri­yor. Ni­te­kim dün­ya eko­no­mi­si­nin 2019'­da yüz­de 2.7 bü­yü­ye­ce­ği ve 2020'­de de bu se­vi­ye­de ka­lı­na­ca­ğı bek­len­ti­si kuv­vet­len­miş du­rum­da. İş­te böy­le bir ik­lim­de ge­liş­miş ül­ke­le­rin mer­kez ban­ka­la­rı yı­lın ikin­ci çey­re­ğin­den iti­ba­ren pa­ra po­li­ti­ka­la­rı­nı gev­şet­me­ye baş­la­dı. Ya­ni tıp­kı 2000'­le­rin ba­şın­da­ki­ne ben­zer şe­kil­de pa­ra mus­luk­la­rı­nın açıl­ma­ya baş­la­dı­ğı bir dö­ne­min baş­lan­gı­cın­da­yız" de­di. 
­"A­ğus­tos ayı, ül­ke­mi­zin genç­le­ri ve ai­le­le­ri için çok kri­tik bir ay. 2.5 mil­yo­na ya­kın öğ­ren­ci­den sı­na­vı ka­za­nan­lar, üni­ver­si­te­ye gir­mek için ter­cih­le­ri­ni yap­tı" di­yen Ok­yay; "İlk yer­leş­tir­me­de ÇO­MÜ kon­ten­jan­la­rı­nın dol­ma ora­nı­nın ge­çen yı­la gö­re 7 pu­an ar­tış­la yüz­de 94­'ü bul­ma­sı, be­ni çok he­ye­can­lan­dır­dı. Bu te­vec­cü­hü, ül­ke­nin en ya­şa­nı­lır şeh­ri ola­rak gös­te­ri­len Ça­nak­ka­le'­nin bir çe­kim mer­ke­zi ol­ma­sı yo­lun­da çok de­ğer­li gö­rü­yo­rum. Bu şeh­re gö­nül ve­ren­ler ola­rak, bu ve bu­nun gi­bi Ça­nak­ka­le ile il­gi­li tüm ge­liş­me­le­ri "a­kıl­lı şe­hir" viz­yo­nuy­la de­ğer­len­dir­me­mi­zin şart ol­du­ğu­nu dü­şü­nü­yo­rum. An­cak or­tak ak­lı dev­re­ye ala­bi­lir­sek tüm mey­dan oku­ma­la­rın al­tın­dan hep bir­lik­te kal­ka­bi­le­ce­ği­mi­zi hiç unut­ma­ma­lı­yız" şek­lin­de ko­nuş­tu. 
­Ça­nak­ka­le Ti­ca­ret ve Sa­na­yi Oda­sı Yö­ne­tim Ku­ru­lu adı­na Ağus­tos ayı ola­ğan Mec­lis ko­nuş­ma­sı­nı ya­pan Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­kan Yar­dım­cı­sı Mu­rat Ay­doğ­du ise; "Bu­gün iti­ba­riy­le 7402 üye sa­yı­sı­na ulaş­tık. Bu ay be­re­ket­li bir ay idi, ge­çen top­lan­tı­mız­dan bu ya­na 48 üye­miz ara­mı­za ka­tıl­dı. 11 üye­miz de çe­şit­li se­bep­ler­den do­la­yı kay­dı­nı sil­dir­di. Tüm üye­le­ri­mi­ze ha­yır­lı iş­ler, be­re­ket­li ka­zanç­lar di­li­yo­rum" di­ye ko­nuş­tu. 
­Top­lan­tı­da Kaz­dağ­la­rı gün­de­me gel­di 
­Mec­lis top­lan­tı­sın­da söz alan Mec­lis Üye­si Alad­din Bu­rak Kunt, Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Sel­çuk Se­mi­zoğ­lu'­na ve Mec­lis Baş­kan Yar­dım­cı­sı Tur­gay Kı­lıç­'ın da­lış tu­riz­mi ile il­gi­li ver­dik­le­ri des­tek için te­şek­kür et­ti. Ay­rı­ca son gün­ler­de Ça­nak­ka­le'­de Ki­raz­lı Ba­la­ban'­da­ki al­tın ma­de­ni ile il­gi­li bir gün­dem ol­du­ğu­nu be­lir­ten Kunt; "Biz­ler bu­ra­da mü­te­şeb­bis 7000 üye­yi tem­sil edi­yo­ruz. Şu­nu ger­çek­ten me­rak edi­yo­rum; Ça­nak­ka­le'­nin, bu ül­ke­nin yer al­tı kay­nak­la­rı­nı ni­ye baş­ka bir ül­ke­nin fir­ma­sı çı­ka­rı­yor. Bu­nun­la ala­ka­lı bi­zim TOBB­'a söy­le­ye­bi­le­ce­ği­miz ya da bas­kı ya­pa­bi­le­ce­ği­miz, fi­kir­le­ri­mi­zi be­yan ede­bi­le­ce­ği­miz bir şey yok mu­dur? Sel­çuk Baş­ka­nım bu­ra­da ne ya­pa­bi­li­riz? Bu ko­nu ile il­gi­li Oda bir açık­la­ma yap­tı ge­çen haf­ta içe­ri­sin­de. Bi­zim ya­pa­bi­le­ce­ği­miz bir şey var mı­dır? di­ye sor­mak is­ti­yo­rum. Te­şek­kür ede­rim." de­di.
­Se­mi­zoğ­lu; "Kim­se Ça­nak­ka­le'­nin su­yu, ha­va­sı kir­len­sin is­te­mi­yor"
­Yö­ne­tim Ku­ru­lu Baş­ka­nı Sel­çuk Se­mi­zoğ­lu, "Ön­ce da­lış tu­riz­mi ile il­gi­li bir şey söy­le­mek is­ti­yo­rum. Bil­di­ği­niz gi­bi geç­ti­ği­miz ay­lar­da TBMM'­de onay­lan­dı ve çok şü­kür ar­tık Ça­nak­ka­le'­de de da­lış tu­riz­mi ser­best bir şe­kil­de ya­pı­la­bi­le­cek. Onun­la il­gi­li Yö­ne­tim Ku­ru­lun­dan Akın Yal­man ar­ka­da­şı­mız Ta­ri­hi Alan Baş­kan­lı­ğı ko­or­di­na­tör­lü­ğün­de yü­rü­tü­len top­lan­tı­la­ra ka­tıl­dı. Ta­bi ki da­vet gel­di­ğin­de Akın Bey Be­le­di­ye'­de­ki top­lan­tı­la­ra da ka­tı­lır. Önü­müz­de­ki kış dö­ne­min­de İn­gil­te­re ve Fran­sa'­da Ça­nak­ka­le'­de­ki da­lış tu­riz­mi­ni ta­nıt­mak için gö­rüş­me­ler de­vam edi­yor. İkin­ci­si ma­lum ko­nu Ki­raz­lı. Kim­se Ça­nak­ka­le'­nin su­yu, ha­va­sı kir­len­sin is­te­mi­yor. Her­kes ço­cuk­la­rı­mı­za, ge­le­ce­ği­mi­ze mi­ras bı­ra­ka­ca­ğı­mız do­ğa­mız­dan da­ha de­ğer­li bir şey ol­ma­dı­ğı­nın bi­lin­cin­de di­ye ina­nı­yo­rum. Şim­di ağaç ke­si­mi si­ya­nür kul­la­nı­mı bun­la­rın hep­si za­ten faz­la­sıy­la ko­nu­şul­du, bil­gi­len­dir­me­ler ya­pıl­dı. Şir­ke­tin Ka­na­da­lı mı, Türk mü ol­du­ğu so­ru­su­nu Bu­rak ar­ka­da­şı­mız sor­du. Ya­ni han­gi­si, na­sıl, ne ya­pa­bi­li­riz? Be­nim şah­si gö­rü­şüm şu; ya­ni bu­nu keş­ke o im­kan­lar ol­sa da bu ti­ca­re­ti ara­mız­da­ki bir ar­ka­da­şı­mız yap­sa ve­ya Ça­nak­ka­le'­miz­de­ki iş ada­mı bir ar­ka­da­şı­mız yap­sa ve­ya bir Türk yap­sa. Ama şim­di biz ya­ban­cı­ya ko­nut sat­mak için mü­ca­de­le edi­yo­ruz. Bi­raz ön­ce ay­nı ko­nu Ko­mi­te Baş­kan­la­rı top­lan­tı­sın­da da gün­de­me gel­di. Ya­ban­cı­ya ko­nut sat­mak için mü­ca­de­le edi­yo­ruz. O iz­ni al­mak için uğ­ra­şı­yo­ruz. Bir ta­raf­tan ya­ban­cı ül­ke va­tan­daş­la­rı­nı ül­ke­mi­ze çe­kip tu­rizm yap­mak için mü­ca­de­le edi­yo­ruz. Ya­tı­rım­cı­yı da ça­ğı­rı­yo­ruz, ya­tı­rım­cı fab­ri­ka da ku­ra­bi­lir. Ya­ni ge­çen­ler­de Volks­wa­gen fab­ri­ka­sı­nın ya­nıl­mı­yor­sam, İz­mir'­de ku­ru­la­ca­ğı­nı öğ­ren­dik, se­vin­dik he­pi­miz. Ne­ti­ce de ge­len ya­tı­rım­cı is­tih­dam ya­ra­ta­cak. Tür­ki­ye'­de ta­bi de­ği­şi­yor ama do­lay­lı ver­gi­le­rin ora­nı %67 ar­ka­daş­lar, bir ar­ka­da­şım %71 de­di ama 67-70 ci­va­rın­da. Ya­ni do­la­yı­sıy­la bu­ra­da ya­tı­rım ya­pa­cak ki­şi ne ya­par? Bir in­şa­a­ta baş­la­ya­cak, de­mir ala­cak, çi­men­to ala­cak, be­ton ala­cak, haf­ri­yat ala­cak, ma­zot ala­cak bir çok do­lay­lı ve di­rek ver­gi­ler öde­ye­cek. İş­çi ça­lış­tı­ra­cak, SGK öde­ye­cek, ma­aş öde­ye­cek, iş­çi­ye ye­mek ye­di­re­cek. Pa­ra­nın Ali'­si, Ve­li'­si ol­maz. Gön­lüm is­ter ki ara­mız­dan bi­ri yap­sın. Ama eğer ki o alt ya­pı­mız yok­sa ve­ya o ser­ma­ye bi­ri­ki­mi­miz yok­sa Türk Ti­ca­ret Ka­nu­nu'­na ta­bi ola­rak tah­kim an­laş­ma­la­rı da im­za­lan­mış. Fu­a­ye­de Baş­ka­nı­mız­la baş­ka bir soh­bet et­tik. O da bir iki ke­li­me ede­cek­tir her­hal­de Os­man Bey'­de. Hem bu­nu Ka­na­da­lı­la­rın çı­kar­ma­sı bi­zi bi­raz se­vin­dir­me­li, çün­kü Ka­na­da'­da­ki ka­nun­la­ra gö­re çı­ka­ra­cak­lar. On­la­rın Ma­den­ci­lik Ka­nun­la­rı bi­zim­kin­den çok çok da­ha de­tay­lı ve çok çok da­ha sı­kı" ifa­de­le­ri­ni kul­lan­dı. 
Ok­yay; "Ça­nak­ka­le­li ola­rak bu ko­nu­ya he­pi­miz çok çok önem ve­ri­yo­ruz”
­Ko­nu ile il­gi­li dü­şün­ce­le­ri­ni pay­la­şan Mec­lis Baş­ka­nı Os­man Ok­yay, "Bu ko­nu ta­bi ha­ki­ka­ten has­sas bir ko­nu he­pi­mi­zin ma­lu­mu ve bi­raz da açık­ça­sı ya­ni be­nim ka­na­a­tim ko­nu şeh­rin çok dı­şı­na taş­tı. Ya­ni bu­gün ha­ki­ka­ten bir ma­den çı­kar­ma, onu iş­le­me için kap­sa­mı çok dı­şı­na taş­mış bir va­zi­yet­te. Bu­nu çok da ya­dır­ga­mı­yo­rum lo­kas­yo­nu do­la­yı­sıy­la ya­ni böl­ge do­la­yı­sıy­la ya­ni. Ha­ki­ka­ten he­pi­miz Ça­nak­ka­le­li­yiz, he­pi­miz kö­yü­müz, ken­ti­miz Ça­nak­ka­le'­nin Kaz­dağ­la­rı'­nın he­men al­tın­da yer­leş­miş va­zi­yet­te. Do­la­yı­sıy­la o yüz­den çok ya­dır­ga­mı­yo­rum ta­bi ki bu ko­nu­nun tar­tı­şıl­ma­sı­nı ve de de­mok­ra­tik hak ola­rak ya­pı­lan pro­tes­to­la­rı da de­mok­ra­si­mi­zin bir ka­za­nı­mı ola­rak gör­dü­ğü­mü söy­le­ye­bi­li­rim. Fa­kat bu ko­nu­yu ger­çek­ten tek­li ola­rak tar­tış­mak la­zım. Bu ko­nu­nun Ma­den­ci­lik Ka­nun­la­rı, Tür­ki­ye'­nin Çev­re Ka­nun­la­rı­na gö­re tar­tı­şıl­ma­sı ge­rek­ti­ği­ne ina­nı­yo­rum. Ya­ni bu­ra­da ta­bi özel bir ko­nu­mum da var. Ben bir yan­dan da Türk Ka­na­da İş Kon­se­yi Baş­ka­nı­yım. DE­İK bün­ye­sin­de. Şim­di bu­nun­la il­gi­li söy­le­ye­cek bir kaç şey var; bir ta­ne­si şu; de­ğer­li me­tal ma­den­ci­li­ği, ya­ni sa­de­ce al­tın de­ğil bu­nun gü­müş, ba­kır vs. di­ğer ma­den­le­ri de ka­tın. Bu ma­den­ci­li­ğin Dün­ya da biz­den de da­ha ge­liş­miş ül­ke­ler­de de ya­pıl­dı­ğı­nı he­pi­miz bi­li­yo­ruz. Do­la­yı­sıy­la bu an­lam­da bu ma­den­ci­li­ği bu­gün gel­miş ol­du­ğu se­vi­ye­si tek­nik ge­liş­miş­lik se­vi­ye­si ger­çek­ten ar­tık en­di­şe­ye ma­hal ver­me­ye­cek se­vi­ye­de, bun­la­rı özel­lik­le al­tı­nı saf­laş­tır­ma dos­ya­sı için si­ya­nü­rü kul­lan­ma o ha­vuz­lar­da al­tın saf­laş­tır­ma dos­ya­sı için söy­lü­yo­rum. Çün­kü bu­nu iki şey­den do­la­yı söy­lü­yo­rum. Bir ta­ne­si ger­çek­ten bu ge­liş­miş ül­ke­ler­de­ki Çev­re Ka­nun­la­rı­nın ne ka­dar sert ve ne ka­dar ka­tı ol­du­ğu­nu çok iyi bi­li­yo­rum. Bu ül­ke­ler­de bu pro­ses eği­ti­mi ve­ri­li­yor­sa epey al­tı­na üs­tü­ne ba­kıl­mış­tır di­ye dü­şü­nü­yo­rum. İkin­ci­si de yi­ne iş­te Türk Ka­na­da İş biz­ler için Yü­rüt­me Ku­ru­lu üye­miz var TÜP­RAK Ma­den­ci­li­ğin Ge­nel Mü­dü­rü Tür­ki­ye'­de­ki on­lar da bir Ka­na­da­lı fir­ma on­lar da ma­den­ci­lik ya­pı­yor­lar al­tın ma­den­ci­li­ği­ni on­lar da ya­pı­yor­lar. Ba­na Efem çu­ku­run­da yap­mış ol­du­ğu ma­den ara­ma ve saf­laş­tır­ma pro­ses­le­ri­ni gös­ter­di. Ma­den çı­kar­ma iş­le­mi bit­miş böl­ge­ler­de­ki tek­rar pey­zaj ve ağaç­lan­dır­ma ça­lış­ma­la­rı­nı da gös­ter­di ve ger­çek­ten re­sim­le­ri var. Ha­ki­ka­ten düz­gün gi­riş yap­tık­la­rı­nı dü­şü­nü­yo­rum. Bu fir­ma­la­rın ya­ni özel­lik­le bu sek­tör Dün­ya da iki ül­ke­nin bü­yük bir he­go­man­ya­sı olan sek­tör bu. Bir ta­ne­si Ka­na­da, bir ta­ne­si Avus­tu­ral­ya. Bu iki ül­ke­nin de de­di­ğim gi­bi çev­re ka­nun­la­rı çok sert­tir. Ya­ni bu şir­ket­ler as­lın­da sa­de­ce ken­di ül­ke­le­rin­de ya­pa­cak­la­rı se­bep ola­cak­la­rı çev­re tah­ri­bat­la­rın­dan so­rum­lu de­ğil­ler­dir. Bun­lar dün­ya­nın her ye­rin­de bu tah­ri­bat­la­rı yap­tık­la­rı tak­dir­de tah­ri­bat­tan so­rum­lu­dur ve ken­di ül­ke­le­rin­de so­rum­lu­dur­lar. Ya­ni bu­gün Hin­dis­tan'­da bil­mem ha­tır­la­ya­nı­nız var mı­dır? Bir çev­re fa­ci­a­sı ya­şan­mış­tı. Bun­dan ba­ya ba­ya ön­ce 1980'­le­rin or­ta­sı gi­bi. Bir Ame­ri­kan şir­ke­ti çev­re fe­la­ke­ti­ne se­bep ol­du. Fir­ma­ya Ame­ri­ka da açı­lan da­va­lar do­la­yı­sıy­la fir­ma bat­tı ya­ni ka­pan­dı ve çok cid­di taz­mi­nat öde­di­ler. Ya­ni bu ta­raf­tan iyi şek­li var. Ama tek­ra­ren söy­lü­yo­rum ko­nu­nun Kaz­dağ­la­rı ol­ma­sı, Tür­ki­ye'­nin ha­ki­ka­ten göz­be­be­ği or­man­la­rı­nın böl­ge­sin­de ol­ma­sın­dan do­la­yı­sıy­la ge­len tep­ki­le­ri an­la­yış­la kar­şı­la­mak ge­re­kir. Bu­ra­da bü­tün me­se­le bu ko­nu­ya be­nim her za­man yap­ma­ya ça­lış­tı­ğım gi­bi re­a­list yak­laş­mak ge­rek­ti­ği­ni dü­şü­nü­yo­rum. Ya­ni bu ko­nu­yu baş­ka plat­form­la­ra ta­şı­ma­dan sa­de­ce re­a­list bir şe­kil­de tar­tı­şa­lım. Bu tar­tış­ma so­nu­cun­da da ka­rar böy­le çı­kar ve­ya öy­le çı­kar ama bu tar­tış­ma­nın çok da­ha sağ­lık­lı plat­form­da ele alın­ma­sı ge­rek­ti­ği­ni ben dü­şü­nü­yo­rum. Ça­nak­ka­le­li ola­rak bu ko­nu­ya he­pi­miz çok çok önem ve­ri­yo­ruz, çok üs­tü­ne tit­ri­yo­ruz. Bu da ta­bi so­nuç­ta bu ko­nu Tür­ki­ye Cum­hu­ri­ye­ti Dev­le­ti­nin Çev­re Ba­kan­lı­ğı, Ener­ji ve Ta­bi Kay­nak­lar Ba­kan­lı­ğı ve il­gi­li şir­ke­tin ara­sın­da ki Türk ada­let sis­te­mi ara­sın­da­ki bir ko­nu. Bu ko­nu bu plat­form­lar­da ben özel­lik­le de top­lum­da bü­yük bir has­sa­si­yet­te gös­te­ril­di­ği için çok ti­tiz­lik­le de ele alı­na­ca­ğı­na ina­nı­yo­rum. Ya­ni bu­ra­da Dev­le­ti­mi­ze gü­ven­mek du­ru­mun­da­yız. Ya­ni Tür­ki­ye bir so­nuç­ta hu­kuk dev­le­ti­dir. Bu­ra­da dev­le­ti­mi­zin doğ­ru iş­le­ri ya­pa­ca­ğı­nı, doğ­ru hü­küm­le­ri ve­re­ce­ği­ne inan­mak du­ru­mun­da­yız. Ama de­di­ğim gi­bi bu ko­nu da gös­te­ri­len bü­tün de­mok­ra­tik tep­ki­le­ri de he­pi­miz de­mok­ra­si­mi­zin bir zen­gin­li­ği ola­rak gör­mek du­ru­mun­da­yız. Bun­lar gü­zel şey­ler­dir. Bun­la­rın ol­ma­dı­ğı yer­ler­de as­lın­da so­run var di­ye dü­şü­rüm ben. O yüz­den ya­ni be­nim gö­rüş­le­rim bu yön­de­dir" de­di.
­Yö­ne­tim Ku­ru­lu adı­na ya­pı­lan ko­nuş­ma­nın ar­dın­dan, He­sap İn­ce­le­me Ko­mis­yo­nu'­nun 2019 Ha­zi­ran ve Tem­muz ay­la­rı mi­za­nı ile il­gi­li ra­po­ru­nun okun­ma­sı ve onay­lan­ma­sı­nın ar­dın­dan, aza­mi fi­yat ta­ri­fe ta­lep­le­ri ile gün­de­me ge­le­bi­le­cek di­ğer ko­nu­la­rın gö­rü­şül­me­siy­le Mec­lis otu­ru­mu ta­mam­lan­dı. 
­

Çanakkale Hedef Gazetesi

Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol