banner59

ONLAR YANLIŞ BİLİYOR

Yüzyılın en önemli insanı, sana sesleniyorum!

Yapraklar boşuna sararmıyor bu mevsim? Güneş korkudan mı saklanıyor sanıyorsun bulutların ardına? Gökyüzü hep bu mevsimde ağlar. Nedenini iklim mi sandın yoksa? Olur mu Atam, olur mu? Bu mevsim ki senin bedenini aldı götürdü bizden. Kara topraklara, kanla sulanmış topraklara huzur içinde gömdü seni Ankara’ya. Ama fikirlerini, ışığını, ruhunu ve devrimlerini asla! Her sözümüz “Atam” diye başlıyor; “Görürdü, duyardı, bilirdi.” diye bitiyor. Oysaki gönüller isterdi “Görür, duyar, bilir.” diye bitirebilmeyi. Toplumca önce şunu anlamalı, şunu görmeliyiz ki o da ölenin sadece bir bedenden ibaret olduğu. Ölen, vücut Atatürk’tü. Yunus Emre’nin dediği gibi “Ölürse tenler ölür, canlar ölesi değil.” Oysa onu yaşatmak gönüllerde olur, zihinlerde olur. Devrimlerine sahip çıkmak, aydınlattığı yolda koşmak, nefes alarak yaşayan bizler gibi nefes olur Atam’a.

Sadece 10 Kasımlarda anmakla Atatürkçü olunmaz. Ardından yas tutulmakla O yaşatılmaz. Gözlerden akan her damla yaş, içine düştüğümüz acı durumun, ölümü ve yıkımı kabullenmişliğin cesur birer temsilcisi olacaktır. Sen üzülme Atam, ağlamayacağız. Uluyan köpek sen bulaşmadan saldırmaz; ama sürekli ulumaya devam eder ve bir yerde karşısındakinin direncini kırar, kendinden korkar hale getirir. Bu yüzden ya kökten yok edeceksin onu ya da kabulleneceksin dişleri arasında paramparça olmayı. Ama bir Türk’e ezilmek yakışmaz. Ben böyle gördüm Atam’dan ve böyle bilirim Atam.

Halkçılığını görmezden geldiler Ata’m. “Köylü milletin efendisidir.” dedin aldırmadılar. Yönetimi değerli kılan tek şeyin yönettiği halk olduğunu anlayamadılar Ata’m. Bağımsızlık tutkunun önemini kavrayamadılar. Bağımsız olmayan bir topluluğun “millet” ya da “devlet” olamayacağını idrak edemediler Ata’m. Peri masallarına aldandılar. Milli olan neyimiz varsa yok ettiler Ata’m. Bize sunduğun hakların kıymetini bilemedikleri gibi bağımsızlığın da hakkını veremediler. Elimizi kolumuzu bağladılar Ata’m. Devrimlerine sahip çıkmadılar, çıkamadılar. Bilinçli ve gelişmiş bir Türkiye’nin daima önünü kapadılar, bizi çaresizleştirdiler Ata’m. Hiçbir şeyin sonu gelmedi henüz. İçimizdeki vatan ve bağımsızlık aşkının kaynağı sensin, senden besleniriz biz Ata’m. Lider de sensin, önder de sen. 

Seni din düşmanı yaptılar Ata’m. Peçeyi kaldırdın, kadını da saydın diye seni dinsiz yaptılar. Korkma; herkes biliyor senin amacının laiklik olduğunu Ata’m. Adına leke sürmeye çalışıyorlar, sürdürmem. Başımı koyarım bu yola; ama adın anamın ak sütü gibi temiz, tertemiz kalır, bana güven Ata’m. Beynimi yıkasalar da sökemezler yüreğimden adını. Sana bakan gözlerimi kör etmek istiyorlar Ata’m, sen rahat uyu, ettirmem. Gözlerim kör olsa bile Ata’m, beynimle görürüm düşüncelerini, duyarım senin yolundaki insanlardan hedeflerini, dokunurum bizi eriştirdiğin teknolojiye; ama seni içimden sökemezler Ata’m.

Onlar yanlış biliyor Ata’m. Bir Türk’ü değil yüz senede milyon senede bile yıldıramazlar, döndüremezler ölümüne baş koyduğu yoldan.

Bıraktığın cesur yurda, kartal yuvasına, kanadı incindi diye kargalar kondu. Kuva-yi Milliye ateşi söndü Ata’m. Korkar olduk doğruyu özgürce savunmaktan. Herkes kendi köşesine çekildi Ata’m. Bunu fırsat bilen çakal, aslan olmuş; ulumaktan geçmiş, kükrüyor ardından Ata’m. Sen yine de korkma, hepsinin sesi kesilecek. Sana dil uzatanlar, bir gün girecek bir ağaç kovuğu bile bulamayacaklar Ata’m.

Mertlik bulutları dolanan vatana bir ihanet sisi çöktü Ata’m. “Biz! Biz!” diye inleyen tekmil vatan, “Ben! Ben!” diyen tek tek insanlara dönüştü. Ama sen sakin ol Ata’m, tohumundan fidan, fidanından ağaç yetiştirmeyi senden öğrendik biz. Eserini satanları durduracağız! Adını, adımızı koruyacağız Ata’m.

Emanetini, emanet edeceğim; bana emanet ettiğin ve emanet etmemi istediğin gibi. Belki hayalindeki kadar mutlu bir toplum değildir bıraktığım ya da dilediğin kadar medeni. Ama şöyle tasvir et Ata’m yüreğinde; “Burası hâlâ Türkiye!” Hainler karışsa de aramıza, ocağını tüttürenler senin evlatların, senin varislerin, mirasçıların. Ve emin ol ki Ata’m, kendimden de çok Atatürk sevdalısı, kendimden de çok cesur ve atılımcı olacağım. Kendimi her şeyimle laik ve bağımsız Cumhuriyet’ine adayacağım ve kendimden de çok laik bir vatansever nesil yaratacağım.

Yeter ki sen rahat uyu ATA’M!

Onlar yanlış biliyor ATA’M!

Sen olmasan konuşacakları bir dilleri bile olmayacağını göremiyorlar ATA’M!

Dilleri olsa dahi konuşamayacaklarını bilemiyorlar ATA’M!

Konuşsalar da “insan” gibi yaşayamayacaklarını kabul edemiyorlar ATA’M!

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol