banner124

Şeker fabrikaları halkın malıdır

Tarım Orkam-Sen Çanakkale Temsilciliği, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine tepki gösterdi. Uğurtan Uzunöz; “Şeker fabrikaları halkın malıdır, özel sermayeye peşkeş çekilemez!” dedi.

Şeker fabrikaları halkın malıdır

Tarım Orkam-Sen Çanakkale Temsilciliği, şeker fabrikalarının özelleştirilmesine tepki gösterdi. Uğurtan Uzunöz; “Şeker fabrikaları halkın malıdır, özel sermayeye peşkeş çekilemez!” dedi.

02 Mart 2018 Cuma 15:18
Şeker fabrikaları halkın malıdır

Çanakkale Belediyesi Belediye Çalışanları Sosyal Tesisleri’nde gerçekleştirilen basın açıklamasında Tarım Orkam-Sen Çanakkale Temsilciliği adına açıklama yapan Uğurtan Uzunöz, “Bilindiği gibi Türkiye Şeker Fabrikaları AŞ’nin 14 fabrikasını özelleştirme kararı Resmi Gazete’de ilan edildi. Borç batağında çırpınan iktidar, bütçe açığını kapatma telaşıyla elde kalan son kurumları da sermayeye peşkeş çekme hazırlığını tamamlamış görünüyor. Geçmişte şeker fabrikalarının satış ihaleleri 2009 danıştay 2012 yılında ise bizzat Başbakan Recep Tayyip ERDOĞAN tarafından iptal edilmişti. AKP hükümetinin son 15 yılda yaptığı özelleştirmeler ülke istihdamına ve üretimine bir katkı sağlamamıştır. Özellikle Gıda, Tarım ve Hayvancılık sektörlerinde yapılan özelleştirmeler yerli üretimimize büyük darbe vurdu. Et Balık Kurumu, Yem ve süt sektöründe yapılan özelleştirmeler, bugün ülkeyi hayvancılıkta ve et üretiminde ithalatçı durumuna getirdi. Ayrıca özelleştirmelerde kamu menfaatinin önemsenmediği de kamuoyunca bilinen bir gerçektir. TEKEL’in içki bölümünün satışı bunun acı bir örneğidir. Hatırlanacağı gibi TEKEL’in içki bölümü “değerinin altına” 290 milyon dolara satılmış, birkaç yıl sonra ihaleyi alan firma aynı yeri 2,1 milyar dolara satmıştı.” dedi.

“Şimdide şeker fabrikaları tekellere sunuluyor”

Uğurtan Uzunöz sözlerini, “Buğdaya göre 4.4 kat ve ayçiçeğine göre 1.8 kat değer sağlayan şeker endüstrisine göz diken çok uluslu tekeller, sektörün karlılığından istedikleri payı almak istiyor. Şeker fabrikaların yangından mal kaçırır gibi ABD merkezli 'Cargill Raporunun' ardından satışa çıkarılacak olması manidardır. ABD merkezli Cargill raporunda şeker fabrikalarının biran önce özelleştirilmesi istenmişti. Diğer yandan, Şeker fabrikalarının yapı ve arsalarının şehirlerin en gözde yerlerinde olduğu göz önüne alındığında, böylesi karlı bir alanın Tekellerin iştahını kabartması kaçınılmaz görünüyor. Özelleştirme İdaresi Başkanlığı’nın (ÖİB) daha önceki duyurularına göre şeker fabrikalarının özelleştirme nedeni “kurumların verimliliğinin sağlanmasıydı”. Ancak durumun hiç de öyle olmadığı, hükümet eliyle Şeker endüstrisinin baltalandığı ortadadır. Pancardan elde edilen şeker sektörü 3 milyar doları aşan bir katma değer yaratmaktadır. Türkiye’nin yıllık şeker ihtiyacı yaklaşık 3 milyon ton civarında iken, şeker pancarı fabrikaları yılda yaklaşık 2.3 milyon ton üretim yapabilmektedir. Türkiye Şeker üretiminde toplam çalışanların % 55’i özelleştirme kapsamına alınan 14 fabrikada istihdam edilmektedir. Yine ülke şeker üretiminin % 67’si, melas üretiminin % 64’ü, yaş küspe üretiminin %67’si özelleştirme kapsamına alınan fabrikalarca gerçekleştirilmektedir. Türkiye Şeker fabrikaların pancar ekimi yaptırdığı alanların % 66’sı, ekim yaptırdığı çiftçilerin ise %71’i bu fabrikalara yönelik üretim faaliyetindedir.” şeklinde sürdürdü.

“Büyük darbe vuruluyor”

“Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi sanayide, tarımda ve hayvancılıkta üretimi zayıflatırken, ithalatla birlikte Türkiye’nin dışa bağımlılığını artıracaktır” diyen Uğurtan Uzunöz; “Bir yandan şekerpancarı üretimine kota getirilmesi, öte yandan çiftçinin üretimini sürdürememesi sonucu ortaya çıkacak olan şeker açığı ithalatla kapatılacaktır. Bu süreçte ucuz üretim yaptığı bahanesiyle nişasta bazlı şekerlere tanınan ayrıcalıklar sürdürülecek, Sanayide kullanılan şekerler tamamen mısırdan elde edilen şekerlere dayandırılacak, Ülkemizde pancar çiftçisinden esirgenen kaynaklar ABD ve Arjantin’in mısır üreticilerine ve çokuluslu tekellere aktarılacaktır. Yaklaşık 350 bin çiftçi ailesi pancar üretimiyle geçimini sağlamaktadır. Yapılacak satışla birlikte kent ile kırsal bölge arasındaki gelir dağılımındaki eşitsizlik daha da artacak, istihdam düşecek ve köyden kente göç hızlanacaktır. Şeker pancarından şekerin yanında, etil alkol, ispirto, Melas ve posa elde edilmektedir. Yan ürünleriyle de Şeker endüstrisi büyük bir istihdam kaynağıdır. Şeker fabrikalarının özelleştirilmesi durumunda, aile bireyleriyle birlikte sayıları 2 milyonu aşan şeker pancarı ve yan ürünlerinden geçimini sağlayan üreticiler, ciddi sıkıntılarla karşı karşıya kalacaklardır. Milyonlarca kişiye doğrudan ve dolaylı olarak geçim imkanı veren sektör hükümet eliyle bitirilmek isteniyor. Şeker üreticisine, işçisine, taşıyıcısına, besicisine, kozmetik ve ilaç sektöründen yem sektörüne kadar geniş bir kesime büyük darbe vuruluyor.” ifadelerini kullandı.

“Şeker Fabrikalarının satışı sadece çiftçi sorunu değil, halkın sorunudur!”

Uğurtan Uzunöz sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Ülkenin pancar üretiminden çekilmesi, şeker ihtiyacının tamamen mısırdan yapılan nişasta bazlı şekerlerden karşılamasına neden olacaktır. Dünyada nişasta bazlı şeker üretimi gerilerken Türkiye’de % 4 büyümektedir. Fransa, Hollanda, İngiltere, Almanya gibi birçok Avrupa ülkesinde yasaklamalara gidilirken en büyük üretici ABD’de bile nişasta bazlı şeker (NBS) kotasını düşürmektedir. Türkiye’de ise  2014-2015 yılında Bakanlar Kurulu tarafından kota % 30 artırılmıştır.  Genetik yapısına müdahale edilmiş mısırdan üretilen tatlandırıcıların halkın sağlığı üzerindeki olumsuz etkileri kaçınılmazdır. Mısırdan üretilen tatlandırıcıların kansere neden olan etkileri tartışılmaktadır. Bu nedenle pancardan şeker üretiminden vazgeçilmesi halk sağlığı açısından zararlıdır. Ancak, Şeker pancarı üretiminin halk sağlığına ve doğaya pek çok faydası bulunmaktadır Bir dekar şekerpancarı alanı, üç (3) dekar çam ormanından daha fazla oksijen sağlamaktadır. Ayrıca GDO'lu yem yerine Pancar küspesi kullanılabilmektedir. Bilinmelidir ki, bu fabrikaların özelleştirilmesi, insan sağlığına ilişkin zararları bilinen NBŞ sektörünün kısa sürede büyümesini sağlarken pancar şekeri üretimi azaltarak, çok sayıda çiftçimizin ve tarım alanlarımız üretim süreçlerinin dışında kalmasına neden olacaktır. Özelleştirmelere karşı Gerek Konfederasyonumuz KESK’in, Gerekse sendikamız TARIM ORKAM-SEN’in tavrı yıllardır bilinmektedir. Sendikamızın örgütlü olduğu İşkollarından olan Şeker Sektöründe yapılmak istenen talan ve yağmaya karşı kararlı mücadelemizi süreceğini kamuoyuna duyururuz. Emekçilerin on yıllardır alın teriyle yaşattığı Şeker fabrikalarının özelleştirilmesinden vazgeçilmeli, şeker pancarından şeker üretilmeye devam edilmelidir. Başta nişasta bazlı tatlandırıcılar olmak üzere, tüm tarım ürünleri ithalatından vazgeçilmelidir. Şeker Pancarının yetiştirilmesinden, üretimine ve pazarlanmasına değin tüm süreçte üreticilerin söz ve karar sahibi olacakları örgütlenme egemen olmalıdır. Şeker fabrikaları yeniden yapılandırılmaları, modernizasyon çalışmaları yapılarak rekabet gücü arttırılmalıdır. Nişasta Bazlı Şeker tüketiminde kota artırırken, Şeker pancarı üretimine kota uygulayan Hükümetin kimlerle işbirliği yaptığı açıklanmalıdır. Şeker Fabrikalarının satışı sadece çiftçi sorunu değil, halkın sorunudur! Halk sağlığı her türlü gelirden önemlidir.”

Çanakkale Hedef Gazetesi

Anahtar Kelimeler:
Tarımşeker
Yorumlar

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol