banner59

Küçükken en sevdiğim şey Ezine 'nin hemen altından geçen Menderes çayına gitmekti. At arabasının tahtadan kasasına ayaklarımı sarkıtarak oturur ve tarlaların içinden beni çaya götüren o yolculuk bitmesin diye dualar ederdim.

Annem kirlenmiş halı, kilimlerimizi yıkardı çayın kenarında, babam balık tutardı , biz üç kardeş çalı çırpı toplayıp ateşin yakılmasına yardım etmenin dışında akşama kadar sudan çıkmaz yüzer, suyla oynardık.

Derine gitmeyin derdi annem, derin dediği de belime kadar bile gelmezdi. Dibinde çakıl taşları ışıl ışıl parlar, içinde oynaşan balıklar ayaklarımızın kenarından çekilmeye gerek bile duymazdı. Akşam eve son derece mutlu ve kapkara dönerdik. Hemen ertesi günü bir daha ne zaman gideceğiz, bizi gene götür diye babama yalvarmaya başlardık. Ne güzel ne bereketli bir çaydı Menderes çayı; ovadaki tarlaları suyuyla , bizi balığıyla, gönlümüzü doğasıyla besler mest ederdi. Ta ki insanoğlu ev yapımında kullandığı kumunu ölçüsüzce boşaltıp , baraj sularını dengelemek için kapakları açıp suyun bir kısmını koyuverdiği için eski sakinliğinden eser kalmadı, Menderes çayı artık benim çocukluğumdaki o sakin, huzurlu çay değil. Koyu ürkütücü bir renk almış ve eskisi gibi yöre halkına cömert davranmıyor balık bile tutulamıyor.

Doğası bozulduğu için insanlardan intikam alıyor, önüne kattığı her şeyi hırçınca , hoyratça alıp götürüyor. ..

Ezine 'de yaşayan bir çok kişi yolu ikiye ayıran bu hırçın çayı araçlarıyla kestirme olsun diye bir çok kereler geçmiştir .Bize eskiden eğlence gibi gelen olay şimdilerde suyun ürkütücü hali nedeniyle imkansız, doğa ana buna izin vermiyor! 16 ve 17 yaşlarında dört Kafadar delikanlı Mehmet Yalçın, Barış Kurt , Batuhan Kızıl ve Ferhat Çil...son derece efendi aklı başında çocuklar, öyle sorumsuz, başıboş, etrafına zarar veren tip değil dördü de. Dördü de hayattan umutları, beklentileri var, Teğmen olmak isteyen Mehmet 'in doğum gününü kutlamak istiyorlar, yakın köydeki arkadaşlarını da yanlarına alıp kutlamaya başlayacaklar ...bir pasta kesecek belki birer de bira içecekler bolca gülerek, eğlenerek gelecek için anı biriktirecekler. Ah gençlik, damarlarında deli deli akan kanın verdiği güçle her şeyi yapabileceğini zanneden gençlik! ...

Yakın köydeki arkadaşlarını almak için araba lazım bizim kafadarlara . Ferhat 'ın babasının özürlü indiriminden yararlanarak aldığı kırmızı arabayı babasından müsade almadan alıyorlar. Hiç bir zaman kendisinden gizli iş çevirmeyen oğlunun arabayı alacağı babanın aklının ucuna bile gelmediği için arabanın anahtarını ulu orta bırakmakta bir sakınca görmüyor.

Ah bilse gözünden sakındığı yavrusu alacak ve ona mezar olacak hiç bırakır mıydı ortalıkta! ...

Kestirme yol hangisinin aklına geliyor da düz yolu bırakıp çayın kenarında buluyorlar kendilerini bilmiyoruz. Ama bir anlık gafletle daha önce içinden geçildiğine şahit oldukları çayı geçeceklerini zannediyorlar ve suyun içine dalıyorlar...

Öfkeli hırçın su yoldan çıkardığı kırmızı arabayı yutuyor, tam üç gün üç gece geri vermiyor. ..

Yüreğimizi tutup iyi bir haber bekledik. ..yavrularımız kurtulsun diye dualar ettik. ..

Olmadı! ...

Üçüncü günün sonunda üç evladımızı geri verdi Menderes, gelecekten büyük umutları olan üç küçük hayat son buldu. ..

Yürekler yangın yeri, bizim ne kadar içimiz yansa da o anne babalar kadar duman tütmez yangınımız ...ateş düştüğü yeri yakar. ..

Anneciğim diyen evlatlarının sesi kulaklarında , mis gibi evlat kokan kokuları burunlarinda, masada yemek yerken gülümseyen hayali gözlerinin önünde, odalarındaki yataklarında hâlâ sıcaklığı var kuzuların...

Allah’ım sen o acılı insanlara dayanma gücü ver, sabır ihsan eyle. ..

Evden bizi öpmeden çıkmazdı diyor Barış 'ın babası, henüz 16 yaşında sevgi dolu yüreği sıcacık bir çocuk Barış.

Bu gün tam yedi gün oldu Barışı vermiyor Menderes.

Baba üzgün , anne perişan. ..yavrularının cansız bedenine de razılar...

Ama yok. ..vermiyor öfkeli deli su! ...

Montunu giy üşütme diyen annenin evladı buz gibi soğuk suyun içinde yedi gündür. ..

Toprak biraz olsun acıları dindirir. ..hadi be Menderes, doğal dengeni bozan biz insanları affet. ..

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol