Son zamanlarda sağlıklı yaşam üzerine yapılan  çalışmalar ve makalelerin  içerisinde özellikle glutatyon gibi anti oksidanların kullanımı yada vücutta arttırılmasının mucizevi sonuçları üzerinde söylemler okuyoruz... Asıl hedef aslında yaşlanmanın geciktirilmesi ve yaşlanma ile görülen kanser gibi ölümcül hastalıkların oluşumunun engellenmesi. Çünkü vatandaş artık şu konuda nerdeyse emin ki kanser için kullanılan ilaçların hem yan etkileri nedeniyle, hem de iyileştirme potansiyellerinin istenilen seviyede olmaması gibi faktörler bilim adamlarını  bir arayışa soktu ki;  buna artık 'Holistik' yada ' Bütünleştirici ' tıp diyoruz.

Glutatyon nedir? Vücutta ne işe yarar?

Glutatyon aslında bir aminoasid (sistein+glutamat+glisin). Bizim için en önemli antioksidan. Oksidasyon vücüdumuz için çok önemli bir mekanizma ama zararlı... Bu nedenle bunu önleyecek mekanizmalarda insanda mevcut biz buna anti oksidanlar diyoruz. Bunlar iyi çocuklar yani. Çünkü antioksidanlar ne kadar çok ise; yaşlanma, kanser, viral enfeksiyon, parkinson, artroz, romatizmal ve  allerjik hastalıklar o kadar az görülüyor. Glutatyon yaş ile azalıyor. Bunda pek çok sebep var.

Vücutta Glutatyon artışı nasıl sağlanır?

Bunu dışarıdan gıda veya ilaç olarak desteklemek mümkündür. İlaç olarak verilme yolu iki türlü; biri tablet formu diğeri intravenöz formu. Burda belirtmek gerekir ki tablet formunun içeriğinde yüksek doz bulunması nedeniyle ishal oluşup emilim yetersiz kalabilir. Bu nedenle damardan uygulanan formu daha çok kabul görüyor. Bu uygulama daha çok kanser hastalarında kanda glutatyonu hızla yükseltmek için veya kritik hasta tablolarında hızlı düzelme ihtiyacı olduğunda tercih ediliyor.

Kan glutatyon düzeyinin yükseltilmesini zamana yaymak için genelde uygulanan ise bunu gıdalar ile almak ve bir alışkanlık haline getirmek.

Glutatyon gıda ile nasıl artar?

Belli başlı moleküller içinde yoğun glutatyon içerir, bunlara ulaşmak kolaydır; kurkumin (zerdeçal) ve  silimarin (deve dikeni). Bazı mineral ve vitaminler ise glutatyonun vücuttaki etkinliğini arttırır; örneğin- selenyum, vitamin C ve E. Sülfür içeren gıdaların alımı ile glutatyon belirgin düzeyde artar; brokoli, sarımsak, soğan, kuşkonmaz, avokado, ıspanak ve bamya gibi besinlerin haftada en az bir-iki kez tüketilmesi. 'Whey Proteini' içeren besinlerin örneğin peynir altı suyunun aralıklarla tüketilmesi ile de glutatyon vücutta artar.

Alınan glutatyonun aktivitesini gösterebilmesi içinde; selenyum, vitamin C ve E içeren gıdaları  tüketmek gereklidir. Sonuçta bu enzimatik süreç aktive olur ve antioksidan etki oluşur. Selenyum içeren gıdalar; kırmızı et, tavuk, balık eti ve sakatattır. Bunlar dışında; çökelek peyniri (whey proteini=peynir altı suyu), esmer pirinç ve fındık yoğun selenyum içerir.

Yoğun vitamin C içeren gıdaların başında çilek, kivi, papaya, dolmalık biber ve narenciye (mandalina, greyfurt, portakal, limon) gelir. Yoğun E vitamini içeren gıdalar ise; ayçiçeği çekirdeği, avocado, bulgur- tam buğday, fındık ve ıspanaktır. Burda hatırlatmakta yarar var ki; 'gluten' içeren buğday ve ürünlerinin barsak geçirgenliğini arttırmak yolu ile toksinlerin emilimini arttırdığı biliniyor. Bu nedenle vitamin E kaynağı tercihlerini dengelemekte yarar vardır.

Vücutta glutatyonun korunması için ne yapılabilir?

Sonuçta aslında olay havuz problemi gibidir... glutatyonu almak yetmez...aktif hale geçmesini sağlamakta yetmez... bunun gereksiz kullanımını azaltmak gerekir, tükenmesin diye... Glutatyonun gereksiz kullandıranlar nedir? En başta uykusuzluk ve alkol gelir. Bunun ardından da yürümemek yada düzenli egzersiz yapmamak.

Sonuçta glutatyon insan vücüdundaki oluşan veya alınan bir çok zararlı materyali uzaklaştırır...bir nevi çöpçülük yapar. Çöpünüz ne kadar az oluşur ve uzaklaşır ise o kadar uzun ve sağlıklı yaşarsınız...

Sağlıcakla kalın...

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

banner55

banner53